ÇOCUK AİLE KARNE ÜÇGENİ

Active Image


        Türk Kızılay’ı Eskişehir Şubesi Tıp Merkezi Psikiyatri Doktorlarından Uzm. Dr. Ali Ceran yaklaşan yarı yıl tatiliyle ilgili olarak karne alacak öğrencilerin ve ailelerinin davranış ve tutumlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.Dr. Ali Ceran, bazı ailelelerin çocuklarının öğrenimleriyle tüm yıl boyunca sadece karnelerine bakarak ilgilendiklerini, öğrenim süresince çocuğun nasıl çalıştığına, hangi konularda zorluk yaşadığına dikkat etmemelerine rağmen aldıkları notlardan da hoşnut kalmadıklarına değiniyor. Ailelerin asıl dikkat etmesi gerekenin karnedeki notlar değil çocuklarının ders çalışırken ne gibi sorunlar yaşadığı olması gerektiğini söylerken, çocuğun ruhsal durumuyla ilgilenmek yerine aldığı notları düşünmenin son derece yanlış olduğunu belirtti. Ayrıca notların çocuğun öğrenmesi gerekenleri ne derece öğrendiğini net olarak göstermeyebileceği gibi, çocuğun okulda aldığı iyi ya da kötü notların onun psikolojik geleceğini de yansıtmayacağını ve ailelelerin çocuklarına aldıkları notlara göre beğenilerini sunmalarını çocuğun psikolojisini olumsuz yönde etkileyeceğini belirtti.
        Derslerinde oldukça başarılı olmasına rağmen içine dönük, kimseyle irtibat kurmayan bir hayat yaşıyorsa aile onun öğrenimiyle fazlasıyla ilgilenmek yerine yaşadığı ruhsal durumla alakadar olmalıdır. Ayrıca çocuğun sadece aldığı iyi notlarla takdir edilmesi onu değişik sosyal alanlardan uzaklaştırır ve okulda başarısız olduğu zamanlarda onu yoğun gerilime sokar. Aileler çocuklarına hayatta her zaman başarılı olunamayacağını, iyi giden bir durumun aniden kötü bir hal alabileceğini anlatmalıdırlar ki çocuklar bir yetişkin olduklarında karşılaştıkları güç durumlarla baş edebilsinler.
        Çocukların evde huzurlu bir ortam yaşamamaları, anne ve babanın tartışmaları, maddi sıkıntılar yaşanması da çocuğun okul hayatında gerekli motivasyonu yakalayamamasına yol açıyor. Okulda başarısız olan bir çocuğu hemen yargılamak yerine başarısızlığın kaynağının kim ve ne olduğu araştırılmalıdır.
        Ailelerin yaptığı hatalardan biride iki ya da daha fazla çocuk sahibi olduklarında bu çocuklardan biri oldukça başarılı ise diğerinden ya da diğerlerinden de aynı başarıyı beklerler. Oysa ki her insanın öğrenim hızı, yoğunluğu aynı değildir. Çocuğunuzun öğrenim düzeyini öğrendikten sonra bunu öğretmenine de aktarmalısınız ve çalışmalarınızı bu yolda yapmalısınız.
        Tıp Merkezi Psikiyatri Doktorlarından Uzm. Dr. Ali Ceran sözlerini tamamlarken çocuklardan sürekli en iyi olanı beklemenin ve onlara bu düşünceyi yansıtmanın onların iç dünyalarında huzursuz olmalarına neden olacağını belirterek, çocuklarımızın kendilerine olan güvenlerini arttırmaları için onlara yardımcı olmamız gerektiğini ve yeterli zamanı ayırmamız gerektiğini sözlerine ekledi.
 
KIZILAY BÖLGE TOPLANTILARININ İLKİ EKİŞEHİRDE YAPILDI

Türk Kızılayı Eskişehir Şubesi dün çok önemli bir organizasyona ve toplantıya öncülük ederek ilk olmanın imzasını attı.

Sample Image

Yurt genelindeki toplantılarının ilk ayağını Eskişehir’de gerçekleştiren Kızılay Genel Merkezi başta Kızılay Genel Başkanı Sayın Tekin KÜÇÜKALİ ve beraberinde toplantıya katılan Genel Sekreter Muzaffer KOMİT, Genel Müdür Ömer TAŞLI, Genel Müdürlük Koordinatörü Mehmet CEBİ,Teftiş Kurulu Başkanı Hasan SİVRİKAYA, Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Nihat ADIGÜZEL, Genel Başkan Sekreteri Esra BOSTANCIOĞLU, katılımlarıyla Eskişehir, Afyon, Bilecik, Kütahya, Uşak il ve ilçeleri Kızılay Şube  temsilci ve katılımcılarıyla Bölge Toplantısında bir araya geldiler.

Devamı...
 
KIZILAYDAN İLK YARDIM SEMİNERLERİNE DESTEK

 Sample Image

        Yurt genelinde gerçekleştirilen Milli Eğitim Müdürlüğü Hizmet içi Eğitim Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen ilk öğretim öğretmenlerine yönelik Okul Sağlığı ve İlk Yardım seminerleri Eskişehir’de de verilmeye başlandı.

        İlimizde 2010 yılına kadar 2 yıl süreyle devam edecek olan bu seminerlerin ilki Ticaret Odası İlk Öğretim Okulu’nda başladı. Hizmet içi eğitim olarak ilk yardım konusunda verilen bu seminerlerin amacı öğretmenlerimizin de ilk yardım ile ilgili bilgilendirilip bilinçlendirilmeleri ve öğrencilerine de ilk yardım konusunda gerekli hayati bilgileri vermek olup karşılaşılabilecek olağan üstü durumlarda ne gibi müdahaleler yapmaları gerektiğini öğretmektir.Belirlenen sürede tüm il genelindeki ve ilçelerdeki ilk öğretim öğretmenlerine bu eğitimi vermeyi planlayan  Hizmet İçi Şube Müdürlüğü Kızılay Eskişehir Şubesi İlk Yardım merkezi yetkililerinin de desteğiyle seminerlerine devam edeceğini belirtirken Kızılay Şube Başkanı Fahrettin Peksaygılı da böyle kurumsal uygulamaların yapılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek her zaman destek olacaklarını belirtti.

        Verilen seminerde hem teorik hem de pratik uygulamalar olması katılımcıların iştirakini arttırıp sonuçların daha da olumlu ve seminerlerin daha verimli olmasını sağlamaktadır.

 
ESKİŞEHİR KIZILAY TIP MERKEZİ GÖZ HASTALIKLARI SERVİSİNİN BAŞARISI

 Sample Image

        Kızılay Tıp Merkezinin Göz Hastalıkları Servisi doktorlarından Dr. Tuncer Sarıçiçek, Basit bir göz muayenesinin vücut için genel bir  check-up değerinde olduğunu söyleyerek sözlerine başladı
        Dr Tuncer Sarıçiçek basit bir göz muayenesi ile hastanın belirgin hiçbir şikâyeti olmasa bile, gizli kalmış yüksek tansiyonu, şeker hastalığı, böbrek sorunları tespit edilebilir derken, sağlık kontrolünden geçmek isteyenler için en kolay yolun; göz muayenesi olduğunu belirtti.
Sağlıklı yaşamın en önemli gerekliliği düzenli olarak yaptırılması gereken sağlık kontrolleridir. Bu kontroller sayesinde hastalıkların erken dönemde tespiti ve başarılı tedavisi mümkün oluyor. Ancak, rutin kontroller içinde göz muayenesinin ayrı bir yeri var.Basit bir göz muayenesi ile, kişinin genel sağlık durumu hakkında pek çok bilgiye ulaşılabildiğini sözlerine ekleyen Dr. Sarıçiçek, Göz hastalıkları dışında; diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon (yüksek tansiyon), her türlü damar hastalıkları, beyin hastalıkları, başka hiçbir alete gerek duyulmaksızın gözden saptanabileceğini belirtti. Dr. Sarıçiçek, beyindeki hastalıklar da göz sinirindeki değişiklikler ile hastada henüz hiçbir şikâyet yokken, göz doktoru tarafından teşhis edilebilir diyerek İyi bir göz doktorunun, ışıkla göz dibine bakarak her türlü teşhisin yüzde 80'ini yapabileceğini söyledi.

        Bundan dolayı; vücudu hakkında bilgi edinmek isteyen herkes için en ucuz, en kolay, en hızlı, en acısız ve en kısa yolun; göz doktoruna uğraması olduğunu söyleyerek sözlerini tamamladı.

 
KIZILAY TIP MERKEZİ PNÖMOKOK MİKROBUNA KARŞI UYARIYOR

 

Kızılay Tıp Merkezi Çocuk Doktorlarından Dr.Armağan BAŞLI Pnömokok, bebeklik ve çocukluk çağında sık rastlanan ve menenjit, zatürre, kan iltihabı, orta kulak iltihabı, sinüzit gibi hastalıklara yol açan bir mikroptur diyerek sözlerine devam etti, dünya Sağlık Örgütü verilerine göre pnömokoklara bağlı hastalıklar, dünya üzerinde her yıl 5 yaşından küçük yaklaşık 1 milyon çocuğun ölümüne neden olmaktadır.Pnömokoklar bebeklik ve çocukluk çağında burun, geniz ve boğazda yaygın olarak bulunurlar.Bebeklerin bağışıklık sistemleri henüz tam olarak gelişmediğinden, pnömokok hastalıklarına karşı daha savunmasızdırlar.  Burun içinde ve boğaz bölgesinde pnömokok bulunan bebek ve çocuklar mikrobu diğer bireylere bulaştırabilirler. Bulaşma şekli, öksürme veya hapşırma esnasında havaya yayılan damlacıkların solunması, yıkanmamış ellerin ağız ve burun bölgesi ile teması veya yakın temas yoluyla olur. Pnömokok özellikle çocukların toplu halde bulunduğu kreş ve anaokulu gibi yerlerde çok hızla yayıldığından, kreşe giden çocuklarda pnömokok taşıma riski ve buna bağlı hastalıkların görülme sıklığı daha yüksektir.Pnömokokun; Zatürre,Menenjit,Kan iltihabı,Orta Kulak İltihabı,Sinüzit gibi hastalıklara sebep olduğunu belirten Dr. BAŞLI.Pnömokok hastalıklarının teşhisi için röntgen, kan testleri ve bazen de bel bölgesinden su alma işlemine gerek duyulabildiğini belirtti.Pnömokok hastalıklarının tedavisinde genel olarak antibiyotikler kullanılmaktadır. Ne yazık ki, pnömokoklar her geçen gün antibiyotiklere karşı daha fazla direnç kazandığından, pnömokok hastalıklarının tedavisi giderek zorlaşmakta ve tedavi başarısı düşmektedir. Pnömokok hastalıklarından korunmanın en etkili yollarından biri ise aşılamadır. Çocukları hastalıklara karşı aşı ile koruyarak sık antibiyotik kullanımının azaltılması, mikropların antibiyotiklere karşı direncini de düşürebilmektedir. Dr. Armağan BAŞLI Bebeklik çağında pnömokok aşısının(konjuge) başlangıç dozunun 2. ay olduğunu ve toplam 4 doz uygulandığını belirterek sözlerini tamamladı.

 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Son >>

Sonuç 10 - 18 Toplam 29